Aynştayn Kimdir? Kısaca Hayatı ve Buluşları

Kimdir ? anilbirgul

Aynştayn, gerçek adı Albert Einstein olan ve ülkemizde yapılan aramalarda isminin doğru yazılışı herkes tarafından bilinmediği için Türkçe okunuşuyla aratılan, bizim de makalemizin başlığında ismi Aynştayn olarak geçen, Alman asıllı Dünya’nın gelmiş geçmiş en iyi fizikçisi olarak kabul edilen bilimadamıdır. Nobel ödülünü kazanmasına sebep olan, onun ismini yüzyıllar boyunca yaşatacak ve herkesin sayesinde adını unutmayacağı izafiyet teorisini bulan, E=mc2 formülüye hafızalarımıza kazınan Aynştayn nasıl bir hayat sürdürmüştür, ne gibi zorluklarla karşılaşmıştır, neler icat etmiştir, hangi okullarda eğitim görmüş ve vermiştir gibi sorulara cevap bulabilmeniz için makalemizi hazırladık.

Aynştayn (Albert Einstein) Kimdir? Kısaca Hayatı

albert einstein

Hayatının tamamını bilim adına harcamış olan Aynştayn, yakından tanınmayı ve hakkında bilgi edinmeyi haketmiş bir insandır. Çalışmalarını fizik alanında sürdürmüş ve yaşadığı yüzyılın en büyük dehası olarak kendini ispatlamıştır. Savaşa olan nefretini her fırsatta belirtmiş ve barış yanlısı olduğunu, bulunduğu dönemin Almanya’sında Nazilerin gücünü arttırmasıyla birlikte ülkesini terk ederek ispatlamıştır. Hatta bununla yetinmeyip Alman vatandaşlığından vazgeçerek savaşa olan nefretini ülkesinin içerisinde bulunduğu durum sonlanana kadar göstermeyi sürdürmüştür.

Çocukluk yıllarında yaşıtlarından çok daha sonra konuşan Aynştayn, başlarda ailesini korkutmuştur. Çevresinde kişiler ve ebeveynleri onda zeka geriliği olduğunu düşünsede zamanla bu düşünceler yerini pozitife döndürmeyi başarmıştır. Zaten hayatının geri kalan kısmında bunu tamamen unutturmayı başaran bir insan olduğunu biliyoruz.

Zamane şartlarından ötürü, eğitim hayatı oldukça zorlu geçmiştir. Ancak Aynştayn, tüm bu zorluklara göğüs gererek vazgeçmemiş ve farklı işlerde çalışarak geçimini sağlamış ve okullarından başarılı bir şekilde mezun olmuştur. Savaş ortamından dolayı 4 tane ülke değiştirmiş olup, hepsinin vatandaşlığını alarak yaşantısını değişik ülkelerde geçirmiştir. Evlilik hayatına gelecek olursa 2 kez evlenmiş olduğunu söyleyebiliriz. İlk evliliğinden sağlıklı 3 çocuk dünyaya gelmiş, ikinci evliliğinde ise çocuk yapmamayı tercih etmiştir.

Aynştayn, çocukluğunu yaşadığı yıllarda dinlere fazlasıyla inanmaktaydı. Fakat kendisinin bilime olan merakı ve din kitaplarının bilimle tamamen ters düşmesinden dolayı, tercihini bilimden yana yaptı. Herhangi bir dine inanmadığını, deist olduğunu belirterek, bu yönde düşüncelerini ortaya koymaktan çekinmedi.

76 yaşında yaşama gözlerini yuman Aynştayn’ın hayatı kısaca bu şekildedir. Daha detaylı onun hakkında bilgi edinmek isteyenlere makalemizin devamında anlatacağız.

Aynştayn’ın Hayatı

Almanya’nın Ulm şehrinde 14 Mart 1879 yılında dünyaya gelen Aynştayn’ın babasının adı Hermann annesinin adı ise Pauline’dir. Çocukluk yıllarını Münih şehrinde geçirmekteyken 3 yaşına yaklaştığında kardeş Maja dünyaya gelmiştir. Kardeşinin doğumundan bir kaç sene sonra, yani 5 yaşındayken, babasının hediye etmiş olduğu pusula hayatının ilgi alanını çizmesinde büyük rol oynayacaktır. Bu pusulanın manyetik olması, onun fizik alanında düşüncelere kapılmasına, bu yönde zekasının gelişmesine ve daha keşfedilecek çok şey olduğuna inanmasına, çocukluk zamanlarında düşündürmeye başlatmıştır.

Çocukluk Yılları

einstein bebekliği

Aynştayn’ın en büyük problemi, çeşitli kaynaklara bakılacak olursa yaklaşık 10 yaşına kadar düzgün bir şekilde konuşamamış olmasıdır. Ebeveyleri onu bu konuyla ilgili bir kaç kez doktora götürmüştür. Kafasının diğer insanlara göre büyük olmasından şüphe edilmiş olup, zamanla düzeleceğine inanılmıştır.

Çocuklarının çok iyi bir eğitim alması ve Aynştayn’ın başarılı bir insan olması için dinle ilgili pek bağı bulunmayan anne ve babası onu katolik kiliseye gönderecektir. Ancak burada verilen eğitim ezbere dayalı ve son derece disiplinli olduğu için Aynştayn tarafından sevilmeyecek ve kısa süre sonra öğretmenleriyle sorun yaşayacaktır. Dalaştığı öğretmenlerinin anne ve babasını çağırıp, çocuklarından hiç bir şey olmayacağını ve hayatta başarılı olması için yeterli zekaya sahip olmadığını söylemeleri Aynştayn’ı yolundan edemeyecektir. Ayrıca annesinin başarılı piyano ustası olması onu keman çalmaya sevk etmiştir. Kısa sürede dünyaca ünlü Mozart eserlerini çalmayı başararak, arasıra vakit geçireceği bir hobi edinecek hale gelecektir.

10 yaşına geldiğinde “Luitpold Gymnasium” isimli okula başlayan Aynştayn, burada eskisi kadar olmasada sorunlar yaşamayı sürdürecektir. Matematik ve latince gibi derslerde üst düzey notlar alacak ancak diğer derslerde tırtlayacaktır.

Aynştayn ailesinin eski adetlerinin başında gelen ve fakir öğrenciler arasından seçilen bir kişinin akşam yemeğine davet edilmesi sonucu üniversitede okuyan ve ondan yaşça büyük Max Talmud ile tanışacaktır. 5 sene boyunca düzenli olarak devam eden bu ziyaretler sonucunda onunla sıkı bir bağ kurmayı başaracaktır. Felsefe, matematik ve bilim hakkında konularda onunla konuşmakta olan Aynştayn 13 yaşına geldiğinde Kant’ın eseri olan kitabı son cümlesine kadar anlamayı başarmıştır. Max Talmud tarafından ona hediye edilen kitaplar Aynştayn’ın çok hoşuna gitmektedir. Geometri konusunda kendisini ispatlayan ünlü Öklid’in kitabını detaylı bir şekilde inceleyen Aynştayn, burada bulunan ve üniversitede eğitimi verilen kitaptaki tüm problemleri zorlanmadan çözerek zekasının ne kadar ileri seviyede olduğunu küçük yaşta göstermiştir.

Kitaplar gelmeden bir süre önce yani Aynştayn 12 yaşındayken amcası ona sürekli olarak kitaplar getirmekteydi. Bu kitaplar matematik kategorisine ait ve çeşitli problemleri içermekteydi. Bunları zorlanmadan çözmekteydi. 16 yaşına kadar matematik gelişimini tamamlayan Aynştayn, analitik geometri alanında uzman olarak nitelendirilebilecek kapasiteye erişmişti. Babasının işleri kötü gitmeye başladıktan sonra firması batmış ve bunun sonucunda çocuklarını geride bırakarak İtalya’ya yerleşmiştir. Okulunu bitirmesi için Münih şehrinde bırakılan Aynştayn kısa süre sonra yalnızlıktan dolayı psikoloji buhrana girerek, doktordan rapor almış ve okuldan ayrılmıştır. Sonrasında ailesinin yanına yani İtalya’ya gitmek için yola koyulmuştur.

İtalya’da geçirdiği yıllardan liseden terk olarak göründüğü için eğitimini tamamlamayı kafaya koymuştur. Ailesini ikna ettikten sonra İsviçre’de bilim üzerine eğitim vermekte olan okula kayıt olmayı başarmıştır. Okula kabul edilene kadar fazlasıyla ders çalışmış, boş vakitlerinde ise İtalya’nın güzel şehirlerini gezmeyi ihmal etmemiştir. Bu süre içerisinde askerlik görevini yerine getirmesi gerektiği için bu durum onu rahatsız etmiştir. Babasından izin alarak Alman vatandaşlığını bırakmış ve 5 sene boyunca herhangi bir ülkenin vatandaşı olmadan yaşantısını sürdürmüştür.

Gençlik Dönemi

aynştayn gençliği

Öğrencilik hayatı boyunca matematik ve fizik derslerinde çok başarılı olan Aynştayn, diğer derslerde bu başarıyı yakalayamamış ve öğretmenleriyle bu konularda tartıştığı için onların sevgisini kazanamamıştır. İsviçre’de bulunan Politeknik okulundan bu sebeple ayrılacak ve normal liseden diplomasını aldıktan sonra tekrar fizik bölümünde okumak için geri gelecektir. Kendisiyle aynı bölümde okumakta olan ve ileriki yıllarda hayat arkadaşı olacak Mileva Maric ile tanışan Aynştayn, onunla fizik alanında konuşmalarını sürdürmekten hoşlanmıştır. 1900 yılında mezun olduktan sonra okulda asistan olmaya karar vermiş ancak öğrencilik hayatında yaptığı davranışlar sonucunda kabul edilmemiştir.

Mezun olduktan 2 yıl boyunca işsiz kalmış ve bu durum onu bir hayli yıpratmıştır. Ancak çalışmalarını hiçbir zaman bırakmayan Aynştayn sonunda Bern şehrinde bulunan patent alanında çalışmalar yapan bir ofiste, müfettiş olarak işe kabul edilmiştir. Hayatı düzene girdiği için kısa süre sonra Mileva Maric ile evlenmiştir. Sene 1905 yılına geldiğinde ise yazmış olduğu 4 adet makale yayınlanacak ve bundan sonra Aynştayn’ın kariyeri yükselişe geçecektir. Makalelerin yayınlanmasından 3 sene sonra Bern Üniversitesi‘ne kabul edilen Aynştayn, eğitmen olarak görev yaptıktan sonra “kuramsal fizik profesörü” ünvanı altında Zürih Üniversite’ne geçiş yapar.

Genel görelilik kuramı hakkında 1911 yılında yazdığı makale yaklaşık 8 sene sonra yani 1919 yılında güneş tutulması sonucunda ispatlanmıştır. Bunun sayesinde 1921 yılında Nobel Ödüllerine aday gösterilmiş ve fizik alanında ödülün sahibi olmuştur. Çalışmalarını yapmak için 1933 yılında Amerika’ya gitmiştir. Burada olduğu sürede doğduğu ülkenin yahudilere olan nefretini anlamış ve onların tamamen dışlandığı gerçeğiyle yüzleşmiştir. Bu nedenle bir daha asla Almanya’ya geri dönmeyeceğini açıklayarak, duyduğu nefreti bir kez daha dile getirmiştir.

Evlilik Hayatı

aynştayn evlilik yılları

Yapmış olduğumuz araştırmalara göre bayan Mileva ile evlenmesinin ardında gizli bir sözleşme yatmaktaydı. Bu sözleşmede Milave eşi izni vermediğinde onunla herhangi bir şekilde iletişime girmeyecek ve konuşmayacak, günün istediği her saatinde 3 farklı yemek hazır bulunacak, çalışma odasına kesinlikle adım atılmayacak, Aynştayn istemediği sürece farklı insanlarla iletişime girmeyecek ve kendisini tanıtmayacaktır. Bunları kabul ederek evlenen Mileva, sözleşmenin maddelerini uygulamayı başarmıştır.

Mileva ile evlendikten kısa süre sonra Hans ve bundan 4 sene sonra ise Eduard isimli çocukları dünyaya gelmiştir. Evlendikten 12 yıl sonra teyzesinin kızına aşık olan Aynştayn 1919 yılına kadar ayrı yaşayacak ve bu tarihte boşanacaktır. Elsa isimli bayanla hayatının geri kalanını tamamlayacak olan Aynştayn, bu evliliğinden çocuk dünyaya getirmeyecek ve kuzeninin önceki evliliğinden olan 2 kızı ile mutlu bir hayat sürecektir. Ancak Elsa, Aynştayn kadar uzun süre yaşamamış ve o ölmeden yaklaşık 20 sene önce hayata gözlerini yummuştur.

Aynştayn Buluşları

aynstayn buluşları

Aynştayn’ın yaşantısı boyunca yapmış olduğu buluşlar bilim dünyasının gözünün açılmasına ve ondan sonraki gelecek olan neslin yeni icatlar yapabilmesi için temellerinin atılmasına sebep olmuştur. Sizlere altında Aynştayn imzası olan buluşlar hakkında kısa bilgiler vereceğiz. Eğer daha detaylı öğrenmek isterseniz sitemizde arama yaparak geniş fikir sahibi olabilirsiniz.

Kütle – Enerji Denkliği: Herhangi bir maddenin kütlesinin, ışık hızının karesi ile çarpımının, maddenin enerjisine eşit olduğunu savunarak herkesin mutlaka duyduğu E=mc2 formülünü bularak bilim dünyasına adını altın harflerle yazdırmıştır.

Einstein – Bose İstatistiği: Hindistan asıllı fizikçi Bose ile yapmış olduğu çalışmalar sonucunda etkileşim oluşturmayan parçacıkların oluşturduğu bozon gazı, tek parça kuantuma olarak yoğuşması düşünülmüştür ve kuram haline getirilmiştir.

Belirsizlik İlkesi: Enerji ile zamanın, aynı şartlar altında ve aynı sırada doğru olarak bulunamayacağını desteklemiştir.

Fotoelektrik Etkisi: Nobel ödülünü kazanmasına sebep olan bu kuramın desteklediği ilke şu şekildedir; bir ışık kaynağından yayılanlar ve dalgalar, herhangi maddeye temas ettiğinde elektron yaymakta olup, bunlara fotoelektron adı verilmektedir.

Brown Hareketi: Bir maddenin moleküllerinin büyüklüğünü incelerken hareket etmesiyle orantısını hesaplamış ve maddenin temel parçası olan atomların ve moleküllerinin boyutunun hesaplanabileceğini ispatlamıştır.

İzafiyet Teorisi: En çok bilinen teorisi ikiye ayrılmaktadır. Genel ve özel görelilik kuramı olarak isimlendirilir. Özel kurama göre, ışık hızının değişmediği ve ondan daha hızlı hareket edebilecek bir madde olmayacağını söylemiştir. Genel kurama göre ise,  uzay herşeyi içerisinde bulunan ve 4 boyuta sahip olan bir yapı olduğu savunulmuştur.

Aynştayn Hakkında Diğer Bilgiler

aynstayn hakkında bilgiler

  • Yaşamını yitirdikten sonra beyni incelenmekte üzere çalınmıştır.
  • Saat öğlen 12’ye gelmek üzereyken dünyaya gelmiş ve yaşıtlarına göre koca kafalı bir bebek olmuştur.
  • İlk evliliğini kuzeniyle yaşadığı aşk sonucu bitirmiş ve onunla hayatının geri kalanına devam etmiştir.
  • Tüm mal varlığını Kudüs şehrinde bulunan bir üniversiteye bağışladığını vasiyetinde belirtmiştir.
  • Boyunun 1.74 civarında olduğu söylenmektedir, ancak tam olarak kesin bilgiye ulaşılamamıştır.
  • Tümmler adını verdiği ve onuna denize açılmaktan zevk aldığı bir takaya sahiptir. Ancak yüzme öğrenmemiştir.
  • Tütün ürünleri tüketmeyi sevmektedir ve pipo içmekten asla vazgeçmemiştir.
  • 18 Nisan 1955 yılında yaşadığı rahatsızlık sonucu gece 02.00 sularında vefat etmiştir.
  • Nobel ödülünü aldığı konu hakkında yanılabilirsiniz. Ancak Fotoelektrik Kuramı konusunda aldığını belirtmemizde fayda var.
  • İlk kızını inadı uğruna hayatında hiç görememiştir. Böyle bir kızının olduğu öldükten sonra ortaya çıkan mektuplar sonucunda tespit edilmiştir.
  • Master Yoda ismi size tanıdık geliyor mu ? Star Wars filminin sevilen karekteri, Aynştayn’dan esinlenilerek ortaya çıkmıştır.

 

Sosyal Ağlarda Paylaş

{anilbirgul}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir