Dünya’yı Bekleyen Tehlikeler Nelerdir ?

Gündem anilbirgul

İnsanlar, nüfusun hızla artması ve çeşitli etkinlikleri nedeniyle, biyosferin dengesini bozabilecek çevre sorunları yaratmaktadırlar. Söz gelimi çevre kirliliği ve yağmur ormanlarının yok edilmesi Dünya’nın geleceği için ciddi tehlikelerdir.

Ozon Deliği

Her ilkbaharda, Antarktika üstündeki ozon tabakasında bir delik açılmaktadır. Böyle bir delik açılmasının en önemli nedeni, atmosfere, kloroflü oro karbonlar (CPC l r ) gibi kimyasal maddelerin bırakılmasıdır. Ozon tabakasının incelmesi, daha çok morötesi ışının Dünya’ya erişmesi, dolayısıyla da deri kanserine yakalananların artması ile ürünlerin zarar görmesi anlamına gelmektedir.

Küresel Isınma

Sera etkisi : Atmosferdeki karbondioksit ile bazı başka gazlar, seraları kaplayan camlar gibi etki yaratmaktadırlar: Güneş ışınlarını içeri bırakmakla, ama yeniden uzaya yansıyacak ısının bir bölümünün içeride kalmasına neden olmaktadırlar. Ancak bu sera etkisi, yeni değildir.

Sıcaklığı yükselmesi : Fosil yakıtların yakılması, atmosferdeki karbondioksit miktarını artırarak, fazla ısının dışarı çıkmasını engeller. Bu tür gazları atmosfere bırakmayı sürdürürsek, Dünya’daki sıcaklıklar artarak çeşitli sorunlara neden olacaktır.

Asit Yağmuru

Asit yağmurlarının başlıca nedeni, enerji santralleri, sanayi kuruluşları ve araç motorları tarafından atmosfere salınan kükürt ve azottur. Bu maddeler, atmosferdeki su buharı, güneş ışığı ve oksijen ile bir araya geldiklerinde, zayıf sülfürik ve nitrik asitler oluştururlar. Bu karışım yağmur halinde yere düşüp, göl ve akarsuların asitlik derecesini artırır. Koşulların böyle olumsuz yönde değişmesiyse, hayvan ve bitki sayısında azalmayla sonuçlanır.

Dengenin Bozulması

Böcek ilaçlan ve yapay gübrelerdeki gibi kimyasal maddelerin kullanımı, Dünya’nın doğal çevrimlerini bozabilmektedir. Sözgelimi, tarımda büyük miktarlarda azot kullanılması, bazı tatlısu kaynaklarının kirlenmesiyle sonuçlanmıştır.

Ormanların Kesilmesi

Ormanlar, kereste ve yeni tarım alanları elde etme amacıyla yok edilmektedir. Bu durum biyoçeşitliliği (çeşit ve sayı hükmünden türler) azaltmakta erozyona (toprak aşınmasına) yol açmakta, doğal sistemi bozmakta ve Dünya’nın ısınmasına katkıda bulunmaktadır.

1 Bilgi : ABD’de yayınlanan gazetelerin (ekleriyle) bir haftalık baskısı için, bütün bir ormanın (yarım milyondan çok ağaç) kesilmesi gerekmektedir.

Deniz Kirliliği

İnsanlar yüzyıllardır denizlerden, artıklardan kurtulma yeri olarak yararlanmaktadır.  Ancak son yüzyılda, okyanuslara bırakılan atık madde miktarında çok büyük artışlar olmuştur. Bu kirlilik, hem deniz canlıları hem de yüzmek isteyen insanlar için tehlikeli olan zehirli yosun üremesi gibi sorunlara yol açmıştır.

Zehirli Yosun

Deniz kirliliğinin en ciddi sonuçlarından biri, zehirli yosundur. Kanalizasyonlardaki, gübrelerdeki ve sanayi atıklarındaki kimyasal maddeler,  yosunları besleyerek, aşırı derecede çoğalmalarına neden olurlar. Bu , aynı zamanda. besin zincirine giren zehrinde artması demektir Çöp, çirkin ve pis olmasının yanı sıra, hayvanlar için öldürücüdür.

Kent Havası Kirliliği

Büyük kentlerin çoğunda, araçlar ve fabrikalar tarafından havanın kirletilmesi, ciddi bir sorun haline gelmiştir. Kirlilik, bitki ve yapılara zarar vermenin yanı sıra, göz tahrişleri, öksürükler ve astım gibi çeşitli insan sağlığı sorunlarına da yol açmaktadır. Deniz kirliliğinin %12’sinin nedeni, deniz araçlarıdır.

Fabrika atıkları arasındaki kimyasal maddeler havayı, akarsuları, denizleri ve gölleri kirletmektedir. Her yıl, tankerlerden denize, bir milyon tondan çok petrol akmaktadır.

 

KİRLİLİKLE İLGİLİ BİLGİLER

  • Birçok bilim adamı, küresel ısınmanın, ortalama sıcaklıkların 2030 yılına kadar 1°C, XXI. Yüzyılın sonlarına kadar da 4°C yükselmesiyle sonuçlanacağına inanmaktadır.
  • Ocak 1989’da Mexico City’d e hava kirliliği öyle bir düzeye gelmişti ki, okullar bütün bir yarıyıl için tatil edilmişti.
  • Japon sularında, yılda yaklaşık 50 kez zehirli yosun üreme patlaması yaşanmaktadır.
  • Asit yağmurları yüzünden, 2 200 İsveç gölünde neredeyse hiç canlı kalmamıştır ve Norveç göllerinin %80’i biyolojik olarak ya ölü ya da ölümün eşiğinde sayılmaktadır.

KAYNAKLARIN ZİYAN EDİLMESİ

Toplam nüfuslarının daha düşük olmasına karşılık, sanayileşmiş ülkelerin dünya kaynaklarından yararlanma oranı, gelişmekte olan ülkelerden çok daha fazladır. Dünya nüfusunun en zengin %20’si, enerjinin %70’ini, metallerin %75’ini, ağacın %85’ini ve yiyeceğin %60’ını tüketmektedir. Üstelik, kaynakların çoğu ziyan edilmekte, tüketim maddelerinin büyük bir bölümü çöpe gitmektedir.

Sosyal Ağlarda Paylaş

{anilbirgul}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir