Hipertansiyon Nedir? Belirtileri Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Sağlık anilbirgul

Hipertansiyon kanın damar duvarına yaptığı yüksek bir basınçtır.Bu basınç damar duvarına baskı yaparak zedeler.Birçok organımızın damarlarında ateroskleroz yani damar tıkanıklığı yapar.En çok etkilenen organımız ise kalptir. Damarlardaki kan döngüsünü bozduğu için organlarda doku bozukluğu oluşur. Bir insan hipertansiyon olduğunu hemen anlayamaz. Çünkü hipertansiyon semptom vermez. Sinsice vücuda yayılır ve kalp ve beyini zedeler. Tansiyon ölçümünde 140/90 ise ve birkaç kez ölçümünde yine aynı değerse hipertansiyon tanısı konur. Peki hipertansiyon belirtileri nelerdir. İşte detaylar:Önceden belirtiğimiz üzere hipertansiyon yıllarca hiç semptom (belirti)vermeden kalp ve beyin damarlarını zedeler.

Belirtiler beyinle ilgili olarak baş ağrısı( capitis), dönmesi, mide bulantısı, aşırı burun kanaması,halsizlik, dengede bozukluk, kulak çınlaması, bacaklarda ödem ; kalple ilgili olarak ise çarpıntı,yorgunluk,bayılma hissi olur. Hipertansiyonun 200/100 olması yani maling hipertansiyon olur. Bu da kişiyi komaya sokar. Acil müdahale edilmesi gerekir. Aksi taktirde beyin kanaması , çift görme ve ölüm meydana gelir. Peki Hipertansiyon neden olur. Hipertansiyon çağımızın en önemli hastalığıdır.

Teknolojinin gelişmesiyle artık hareket etmeye çekinir duruma geldik. Hareketsizlik hipertansiyonun en önemli nedenidir. Hareketsizlik olduğu için obezite de önemli derecede arttı. Obezite hipertansiyona neden olur. Ayrıca stres insan vücudunda tabiri caizse zehir görevi gördüğü için nedenler arasındadır. Kişinin ailesinde hipertansiyon varsa yani genler aracılığıyla aktarıldığı için olma riskide artar. Aşırı tuz tüketimi , diyabet nedenler arasında sıralanabilinir. Kişideki hastalıkların komplikasyonu yani hastalığın yan etkisi olarak da ortaya çıkabilir. Hormon hastalığı olan tiroid hastalığı sonucunda hipertansiyon oluşur. Böbrekler sodyum potasyum dengesini sağladığı için böbrek tümerleri, böbreklerin alınması hipertansiyon için risktir. Doğum kontrol hapları , çok etkili ağrı kesicilerin kullanımı sonucu hipertansiyon oluşur. Bu ilaçlar kan basıncını arttırır. Bu nedenle kişiden aile öyküsü alınması ve tansiyonun uygun aralıklarla ölçülmesi gerekir. Sadece bu tanıların konulması yeterli olmaz. Ayrıca doktorun veya sağlık çalışanının yanında ölçüm yapılması gerekir.Hastanın EKG( Elektrokardiografi) çekilmesi , anemnez alınması ve kan incelemesi yapılır. Tansiyon ölçüm takibi yapılırken hastaya stresten uzak , dinlenmiş halde ve sigara içmemesi söylenir

tansiyon ve damarHipertansiyonun tedavisinde ise tansiyonu 140/90 olan hastanın tansiyonu düşürülür.Hastanın diğer hastalıkları varsa tansiyonu çok düşük olmalı.Her ne varki hasta ömür boyu ilaç kullanması gerekir. Ancak yaşam tarzına dikkat etmezse ilacın bir etkisi olmaz. Hastanın düzeni spor yapması, kilo almaması, tuz almaması gerekir. Bazı hastalar ilaç kullanımından kaçınır. Bu davranıştan kaçınılmalıdır. İlaçların içeriği çok geliştirilmiş ve dolaşım sistemini korur tarzdadır.Hastanın durumu iyiye giderse ilacını doktor kontrolünde bırakabilir. İlaçsız hipertansiyon düşürülmez. İlaca başlandıktan sonra hekime bilgi verilmelidir. İlaç yaşam boyu kullanıldığı için kesinlikle bağımlılık yapmaz. Kalbi, böbrekleri, beyni korurlar.Vücutta fazla basınç ölüme kadar götürdüğü için ilaç kesinlikle kullanılmalıdır. Bazı hastalar ilaçlarını kesip alternatif yöntemlere yani doğal yöntemlere başvururlar. Limon ve sarımsak kullanarak tansiyonlarını düşürürler.

Gerçektende limon ve sarımsak geçici olarak hipertansiyonu düşürür. Ancak ilaç kadar etkili bir yöntem değildir ve ilacın yerini almaz. Hipertansiyon belirti vermediği için bu yöntemler sakıncalıdır.Peki tansiyon nasıl ölçülmeli. Tansiyon ölçmek için öncelikle doğru ölçmek ve uygun bir tansiyon aleti olması gerekir. Tansiyon her iki koldan ölçülür. Ancak en uygunu kol sol koldur. Hasta rahat ve dinlenmiş pozisyonda ölçüm yapılır. Tansiyon aletinin manşonu ve manometresinin çalıştığından emin olunmalıdır​. Dirençli hipertansiyon nedir? Dirençli hipertansiyon 2 veya daha fazla tansiyon ilacı kullanılmasına rağmen bir türlü kan basıncının düşmemesi durumudur.

Dirençli hipertansiyon çok az kişide bulunur. Bu hastalığı olan kişilerde şeker hastalığı ve böbrek ile ilgili problemler ortaya çıkar. Hasta dinlenme pozisyonunda olmasına rağmen kan basıncı bir türlü düşmez. Ölüm oranları hipertansiyona göre çok yüksektir. Dirençli hipertansiyon kalp, böbrek , karaciğer ve birçok organı hasara uğratır. Bu hasar geri dönüşümsüz dür. Dirençli hipertansiyon tanısı nasıl konur? Dirençli hipertansiyonun tanısı öncelikle doğru ve sık sık ölçüm yapılarak konulur. Kan değerlerine bakılır. Hastanın kanındaki keratin değerine, idrar tetkikine, kan şekerine bakılır. Hasta nelerden kaçınmalı? Hastalar öncelikle tuz tüketiminden kaçınmalıdırlar. Hastanın idrarına bakılır. Eğer sodyum oranı fazla ise hasta kesinlikle tuzu hayatından çıkartmalıdır. Diğer bir faktör ise alkol ve sigaradır. Bu maddeler kan basıncını arttırdığı için kullanılmaması gerekir.

Obezite ve şişmanlık kan basıncını arttırdığı için hastalar kiloluysa uygun bir diyetle zayıflatılmalı. Bir hasta hipertansiyon ise yukarıda sıraladığımız şeylerden kaçınmazsa dirençli hipertansiyon olma riski daha fazladır. Bazı hastalıkların komplikasyonları yani yan etkileri dirençli hipertansiyonu oluşturur. Cushing sendromu , hiperparatiroidizm , hipotiroidizm ,Renal arter darlığı, hipertiroidizm olan hastalar risk altındadır. Dirençli hipertansiyonda en önemli belirti obstrüktif uyku apsesi ( OSA) dirençli hipertansiyon da çok sıktır. Dirençli hipertansiyona neden OSA nın olduğu daha bulunamamıştır. Geceleri hipoksemi, uyku bozuklukları,sinir sistemi bozuklukları görülür. OSA polisomnografi denen yöntemle yapılır.

Bu yöntem şiddet ve tanı konulmasında yardımcıdır. Dirençli hipertansiyon tedavisi nasıl yapılır? En önemli tedavi yöntemi şah damarı pilidir. Pil şah damarına cerrahi yöntemle konur.Bu reseptör kan basıncı arttırdığında vücudu uyarır ve otomatik olarak kan basıncı düşer. Bu pili kalp ve damar cerrahisi takmaktadır. Bu yöntem çok iyi sonuç verir. Organ hasarı ortadan kalkmış olur. Ayrıca kan basıncını arttıran ilaçlar belirlenmeli. Kesinlikle bırakılmalıdır. Kan basıncını düşürücü ilaçlar belirlenmeli bir kaçı gece hastaya verilmeli. Hasar mümkünse üçüncü basamak tedavi hizmeti almalıdır. Kan basıncını düşürücü ilaçlar kullanan hastalarda hiponatremi yani sodyum azlığı, hiponatremi ( sodyumun fazla olması) , hipoglisemi ( kan şekerinin düşmesi) yönünden izlenmelidir. Tüm hastalıklarda olduğu gibi sizde stresten uzak durun tüm hastalıklardan korunun.

Sosyal Ağlarda Paylaş

{anilbirgul}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir