Lozan Barış Antlaşması Nedir ? Maddeleri, Özeti, Sonuçları Nelerdir ?

Nedir ? anilbirgul

Türkiye Devleti, Kurtuluş Savaşı’nda kazanmış olduğu zaferden sonra, Avrupa Devletleri tarafından çeşitli sorunların konuşulması ve kesin çözüme kavuşabilmesi Lozan’da görüşmeye çağrılmıştır. 24 Temmuz 1923 yılında imzalanan ve imzalandığı tarihten itibaren 100 yıl geçerliliği olan Lozan Barış Antlaşması ile ilgili detaylar, maddelerinin tamamı, önemi ve sonuçları hakkında bilgiler aşağıda sizlere sunulmuştur.

Lozan Barış Antlaşması Maddelerinin Tamamı için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Antlaşma toplam 143 maddeden oluşmaktadır. Aşağıdaki konular ayrı birer metin halinde düzenlenmiştir.

  • Boğazlar
  • Trakya
  • İkamet ve Adli Yetki
  • Türk-Rum azınlık değişimi
  • Savaş tutsaklarının karşılıklı geri verilmesi
  • Af
  • Yunanistan’daki İslam malları Sağlık işleri
  • Adalet işleri
  • Osmanlı Devleti zamanındaki bazı ayrıcalıkların düzenlenmesi
  • İngiliz, Fransız, İtalyan kuvvetlerinin Türkiye’yi boşaltmaları
  • Karaağaç, İmroz (Gökçe Ada) ve Bozcaada’nın boşaltılması
  • Yunanistan’daki Türk azınlığın korunması.

Esas antlaşma bu metinlerle Lozan Barış Antlaşması olarak bir bütündür. Ayrıntılı olarak kaleme alınmış antlaşma metinlerinin eklerinin ve protokollerin özet sonuçlan aşağıya çıkarılmıştır.

lozan-baris-antlasmasi-2

Lozan Barış Antlaşması’nın Özeti

Güney Sınırı: Fransızlarla aramızda imzalanan Ankara Antlaşmasında gösteri¬len sınır kabul edilmiştir.

Irak Sınırı: Irak sınırı sorunu çözümlenememiştir. Bu konuda en önemli nokta olan Musul sorununun İngiltere ile Türkiye arasında dostça çözümleneceği kararlaştırılmıştır. Konferanstan sonra Milletler Cemiyeti, Musul sorunuyla ilgili olarak Milletlerarası Adalet Divanı’ndan görüş talep etmiş, Adalet Divanı Ekim 1925’te Milletler Cemiyeti’nin vereceği kararın bağlayıcı nitelikte olacağını bildirmiştir. Bunun üzerine Milletler Cemiyeti Musul’u Irak’a bırakan kararı almıştır. Çünkü İrak İngiltere’nin mandası altındaydı. Kararı tanımayan Türkiye sonunda sorunu karara göre değil İngiltere ile imzaladığı mukavele ile sonlandırdı. Böylece Musul, Misakımilli sınırları içinde olmasına karşın, ulusal sınırlar dışında bırakılmış oldu.

Batı Sınırı: Misakımilli’ye göre kabul edildi. Ayrıca Karaağaç ve yöresi, Yunanistan’dan alınacak savaş tazminatı bedeline karşılık elde edildi. İmroz ve Bozcaada ile Tavşan adaları tarafımızdan alındı. Diğer Ege adaları Yunanistan ile İtalya’nın egemenliğinde bırakıldı. Ancak Yunanistan, Midilli, Sakız, Nikarya, Sisam adalarını askerden arındıracaktı.

Kapitülasyonlar; Antlaşma ile adli, mali, ekonomik ve yönetsel alanlarda yüzlerce yıl sürüp giden bütün kapitülasyonlar, tüm sonuçlarıyla toptan kaldırılmış¬tır. Türkiye’deki yabancı ticari kurumlar da Türk kanunlarına kayıtsız şartsız uyacaklardır.

Azınlıklar; Bütün azınlıklar, Doğu Trakya ile Anadolu’daki Rumlarla, Yunanistan’daki Türkler değişime tabi tutulacaklardır. Ancak İstanbul’un yerlisi Rumlarla Batı Trakya’daki Türkler bu değişime bağlı tutulmayacaklardır.

Savaş Tazminatları (Zarar Ödentisi); Birinci Dünya Harbi sebebiyle bizden istenen tazminattan, geleceğe bir borç bırakılmadan ve hiçbir şey ödemeden, büyük bir başarı ile çıkma olanağı sağlanmıştır. Yunanistan ise, Kurtuluş Savaşı sürecinde Anadolu’da yakma, yıkma ve zulüm yaptığını, bunların askeri kurallara ve uluslararası geleneklere uymadığını, bu nedenle yaptığının tazmin (zararı ödeme) edilmesi gerektiğini resmen ve açıkça kabulleniyordu. Ancak, Türkiye, Yunanistan’ın çok güçsüz ve ekonomik yönden çökmüş durumda olmasından dolayı savaş tazminatı hakkından, Karaağaç yöresini almakla vazgeçiyordu.

Devlet Borçları Sorunu; 1854 yılından başlayarak, I. Dünya Savaşı sonuna kadar Batı ülkelerinden aldığımız borçlar, büyük bir toplam tutuyordu. Bu borçlar, Osmanlı Devleti’nin parçalanmasıyla ortaya çıkan yeni devletlere, gelirleri oranında paylaştırılıyordu. Bize kalan bölümüyse düzenli taksitlere ayrılmıştı. Bu taksitlerin altın veya sterlin olarak ödenmesini isteyen Batılı devletlerin önerisi kabul edilmeyerek, Türk parası ya da Fransız Frangı olarak verilmesi kararlaştırılmıştı. Böylece borç toplamı bir hayli azalıyordu. Borçların ödenmesi üzerinde her türlü yabancı denetim ve gözetimine son verilmişti. Bu borçları 1929 yılından başlayarak yıllık taksitler halinde düzenli bir biçimde ödemeye devam eden Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, 25 Mayıs 1954’de tüm borçlarını Ödemiştir.

Boğazlar Sorunu; Dünyanın en önemli siyasal ve ekonomik konularından olan bu sorun, uzun ve şiddetli tartışmalara yol açmış, hatta görüşmelere katılan Rus temsilcisinin gizlice öldürülmesine kadar varmıştı. Geçici olduğuna şüphe bulunmayan bu çözüm şu şekildeydi.

Boğazlardan Geçiş;

Askeri olmayan Gemiler ve Uçaklar:
Barış zamanında geçişleri serbest. Türkiye tarafsızsa gene serbest. Türkiye yaştaysa, tarafsız gemilere ve uçaklara, düşmana yardım etmemek koşuluyla serbest, ancak düşman gemilerine ve uçaklarına karşı Türkiye istediği gibi davranabilir.

Askeri Gemiler ve Uçaklar:
Barış zamanında Karadeniz’e doğru geçişte, Karadeniz’de kıyısı olan devletler¬den en güçlü donanmaya sahip bulunanından daha fazla gemi ve uçak geçmeyecek. Bunun dışında savaş gemilerine ve uçaklarına geçiş serbest. Bu geçişlerden doğacak sonuçlar, Türkiye için sorumluluk doğurmaz. Savaş sırasında ise, Türkiye’nin tarafsız, ya da savaşçı olması durumuna göre, ticaret taşıtları gibi ancak barış zamanındaki savaş taşıtları hakkındaki sınırlamaya göre hareket olunacaktır.

Boğazların Savunulması; Uluslar Kurumu’nun garantisi altında Boğazların iki yakası askerden arındırılacaktır. Boğazlardan geçişleri düzenlemek üzere uluslararası bir kurul oluşacaktır. Bu önemli sorun da böyle çözümlendi.

Bu antlaşma ile çözümlenmeyen Boğazlar konusu, başka bazı sorunlarla birlikte, Cumhuriyet döneminde evre evre düzeltilmiştir.

lozan-baris-antlasmasi-1

Lozan Barış Antlaşması için Ne Dediler?

Gazi Mustafa Kemal Paşa bu antlaşma ile ilgili olarak Nutuk-Söylev’inde şöyle demektedir.

“Lozan Barış Antlaşmasındaki hükümleri, öbür barış önerileriyle karşılaştırmanın yersiz olduğu kanısındayım. Bu antlaşma Türk ulusuna karşı yüz¬yıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması ile tamamlandığı sanılmış büyük bir yok etme girişiminin yıkılışını bildirir bir belgedir.”

İngiliz Başbakanı Lloyd George Lozan

“İngiltere ’nin bu ana kadar yaptığı anılaşmalarının en alçaltıcısıdır.”

Eski Yunan Dışişleri Bakanı G. Streict;

“Lozan İtilaf Devletleri nin boyun eğmelerini ispatlayan bir belgedir.”

Tanınmış Avusturya gazetelerinden Neue Freie Pres’in konuyla ilgili makalesi oldukça ilginçtir. Makalenin bir kısmı şöyledir.

“Bugün Türkler için büyük bir gündür, iyi bir gün için umut olmadan sabırla beklediler, fakat çok kısa bir sürede durum baştan aşağı değişti. Mağlup (yenik), galip (yenen) yerine geçti. İnanç, azim ve sebat, dayanma ve siyasal durumdan yararlanma sayesinde sonucu kendi yararlarına çevirdiler. Dikte edilmiş olan Sevr Antlaşması ile henüz akdedilen Lozan Antlaşması arasındaki fark nerede? Bugün bağlaşıklara vakur olarak tam eşitlik üzerinde konuşan ve onların bağla¬şıklarından birisini darmadağın edip kendilerinden ayıran galip (yenen) Türkiye arasında ne büyük bir fark var. Büyük bir bekleyiş döneminden sonra görülüyor ki, doğu barışı, uzun kargaşalıklar, politika ve askerlik alanındaki uzun mücadele ve muharebelerden sonra yoluna giriyor. Bu eşit bir adalet üzerine kurulmuş birinci akit olduğu gibi, 1918 galiplerinin zaferlerinin bir sınırı olduğunu ve bundan başka Bağlaşıklarla akdedilen barış antlaşmalarının parçalanmasının olanaksız olmadığını gösteriyor. İşte bu bir ulusun dirilmesidir. Lozan da Türkler yeniden dirildi.”

İsviçre Cumhurbaşkanı Haab;

“Hiçbir ulus haklarından mahrum edilemez demiştir.”

Amerikan diplomat ve gözlemci J. Grew;

“İsmet Paşa Lozan ‘da büyük bir zafer kazanmıştır. Bütün müttefik diplomatların sırtını yere getirmiştir. Bu olayı inkâr etmenin bir faydası yoktur. Bu tamamen doğrudur ve kolaylıkla açıklanmasa mümkündür. Belki bu, tarihte kazanılmış en büyük diplomatik zaferdir…”

İngiliz tarihçi Amold J.Toynbee Lozan Barış Antlaşmasını şu şekilde değerlendirmektedir.

“Hemen her konuda, Türk milliyetçi istekleri Lozan’da İtilaf Devletleri tarafından kabul edilmiştir. Dünya tarihinde bir eşi daha olmayan bir olayla karşılaşılmıştır. Yenilmiş ve görünüşe göre parça-lanmış bir ulusun, bu yıkıntı içinden ayağa kalkması, dün¬yanın en büyük uluslarıyla tam eşit koşullar içinde karşı karşıya gelmesi ve Büyük Savaş’ın yenen devletlerini dize getirerek, her istediğini kabul ettirmesi şaşılacak bir şeydi.”

Lozan Barış Antlaşması’nın Sonuçları

Lozan Barış Antlaşması, Türk Devleti için büyük bir başarıdır. Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti’nin çöken yıkıntısı üzerinde kurulan genç Türk varlığı, uluslararası düzeyde eşit haklara sahip, tam bağımsız ve özgür olma niteliğini kazanmıştır.

Son derece elverişsiz koşullarda ve dört yıl gibi devletlerin hayatında çok uzun sayılmayacak kadar kısa bir sürede verdiği mücadele ile Türk ulusu yenikken yenen durumuna geçmiştir. Böylece büyük devletlerin karşısında muharebe alanlarında süngüsü ile verdiği çok çetin mücadeleyi Lozan’da kalemiyle belgelemiştir.

Lozan antlaşması Türk ulusunun zorluk ve yoksulluğu yenerek kazandığı büyük zaferin bir sonucudur. Bu sonuç Sevr’i silip ortadan kaldırmıştır.

Lozan Barış Antlaşması tarihte yeniden destanlar yaratması olası bir ulusun kurtuluş belgesi ve dünya istikrarının sağlanışında önemle dikkate alınacak yepyeni bir devletin kuruluş beratıdır.

Sosyal Ağlarda Paylaş

{anilbirgul}

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir